23 Şubat 2011 Çarşamba

AŞK ile Aşkın'lığı karıştırmamak gerekir.  İnsanın salt kendine aşkı, bir süre sonra çevresindeki her şeyi küçümsemesine hatta aşağılamasına sebep olur. Bu durumda Tanrı'dan uzaklaşır. Oysa Özden AŞK'da karşılık beklemeden duyumsanacak sev-g-i vardır. Paylaşım, emek, güven vardır... Bir çiçeği koklarsınız mmmiiss Aşk çiçektir kokusuyla, görüntüsüyle hatta dikeniyle. Bir çocuk görürsünüz başını okşarsınız, şefkat vardır, AŞK vardır! Birisini görürsünüz, içinizden içiniz gider, kalbiniz hızlanır, durmadan öpüşmek istersiniz, sevişmek, hayatı solumak... Kendinizin aynasıdır. AŞK'tır... Sırlarınızı, hüznü, mutluluğu paylaşırsınız, Dost'tur; AŞK'tır! Salt kendine Aşık olan egoizmi aşamamış bir ruhtur sadece...


Nihal'K'
15/02/2011

6 Ocak 2011 Perşembe

Zorlukları karşılamanın iki yolu vardır; ya zorlukları değiştirirsiniz, ya da zorlukları çözmek için kendinizi... Phyllis Bottome


Üçüncü yolu da; her şeyi akışına bırakır yaşamaya devam edersiniz... Bir an'da zorlukların yok olduğunu görünce de şaşkınlıktan küçük dilinizi yutar, çok konuşmaz olursunuz... Herkes sizi deli sanmaya başlar (ahanda bir zorluk daha), bu sefer anlatmaya çalışırsınız, anlaşılmadıkça, debelenir durursunuz sonra bir an'da yine aklınıza gelir; herkesin kendince bir dünyası olduğunu görür, dünyalarındaki düşüncelere saygı duyar, yolunuza devam edersiniz, herkes sizi olduğunuz gibi kabul eder (a aaaa akışında yine zorluk çözüldü mü ne?)
Kısaca hocam, bence ne zorluklar değişir ne de kişilikler. Sadece zamanın akışında, hayatın farkındalığında zorlukları özgür bırakıp, soluklanarak yaşayıp gideriz. İçine umut katılmış sınırsız bir AŞK ile...



06.01.2011 Perşembe

ihtiyaç duyulma isteği, vazgeçilmez olmak, bağımlılık egonun vazgeçilmezleri... hiç kimse senin egonu sana bağlanarak ve seni kendine bağımlı kılarak yok edemez. aksine bu durum her iki tarafında egosunu şişirmekten öteye geçmez. bu alışkanlığa dönüşür bir süre sonra ve siz şehvetin alışkanlığında sadece aşk yaşadığınızı sanırsınız... Oysa Öz'den AŞK'ta ego yoktur. aksine tüm gururunuzu, ihtirasları, şehveti, bağımlılığı, vazgeçilmez olma ve ihtiyaç duyulma isteklerini bertaraf eder, yıkar... "SEN" diye bir şey kalmaz ortada. Tümceler "BEN"i bilmez. "BİZ"le başlayan serüven, "SEN"im e ulaşır... AŞK her şeyde ve her yerdedir... Kainatın zerresinde hiç'likle yol alırken, sev-g-inin hücrelerinde "VAR"lıkla yıkanmaktır...

Nihal Küçükdönmez
05.01.2011 Çarşamba

24 Aralık 2010 Cuma

kusurunu aleni ortaya koyup da dalga geçenlere ne diye sitem, üstelik varlık ne yokluk ne diye sorarken? başka bir soru o zaman kime göre hangi kusur, herkes kendi yarattığı dünyada yaşarken? kusurları dert etme, bırak kusur'at'ları üstü kalsın... senim...

Nihal'K'
24/12/2010 - Cuma
23:00
Aşk her şeyde ve her yerdedir. Ancak herkes göremez daha doğrusu görmek istemez. Ruhu gören bedene bakmaz. Ruhu görmeyen sadece uykusundaki görüntüye aldanır. Bedeni beğenebilir, hoşlanır, cinsel çekim hissedebilir, sevişeblir ama ruhu görmediği sürece bu sadece şevk'tir, ihtirastır... AŞK yürekten yanıştır... Sadece bir insana değil, hayatın içinde olan her şeye karşı bir yanış...

Nihal Küçükdönmez
24.12.2010 - Cuma
 ‎"olasılıklar zinciriyle,  
zihnin kıyısında duran
bir isyan yalnızca...
                  suskunca!"

Nihal'K' 11.08.2010 Çarşamba

ne kadar _?_

19 Aralık 2010 Pazar


mistik: ruhun özü kadar
romantik: yüreğin gizi kadar
akustik: notaların ezgisi kadar
kaotik: hücrelerin bölünmesi kadar
analitik: yargıların yıkımı kadar...


Nihal KÜÇÜKDÖNMEZ
16.12.2010 - Perşembe